|
# MESAJ KUTUSU
#
*Yukarıdaki iletişim kutusundan
yollayacağınız mesajlar direkt olarak Gökhan'a ulaşmamaktadır.Lütfen bu durumu göz
önünde bulundurarak mesaj atınız.Ayrıca güvenlik amacıyla sitemize giriş yapan tüm kullanıcıların
IP adresi kaydedilmektedir.Uygunsuz mesaj atanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.İlginize teşekkür
ederiz...

# Son Haberler
#
Japon
modası tam gaz !!!
# Gökhan son günlerde Japon rüzgarları estirmeye başladı.Japon
alışveriş kataloglarına göz atarak kendine yeni bir tarz oluşturmaya çalışan
Gökhan,özellikle Tokyo gençlerinin giyim ve yaşam tarzından etkilendiğini sıkça vurguluyor.
Artık Grupmulanbu?
diye bir şey kalmadı !!!
# İlk kuruldukları
dönemden beri büyük beğeni toplayan Bartınlı gençlerin kurduğu Grupmulanbu? isimli müzik grubunun son
dönemlerde yıldızının söndüğünü iddia eden Gökhan şu sözleri sarf etti ; ''Grup önceden
çok ama çok başarılıydı.Selman'ın sesi inanılmaz güçlü.Herbiri kendi alanında çok yetenekli.Gerçekten
takdire değer derecede gece gündüz çalışıyorlardı.Sanırım bu başarıyı sürdürmek
grup üyelerine zor geldi.Zaten şimdilerde grup dağıldı diyebiliriz.Herkes eğitim nedeniyle birbirinden
ayrıldı.Bir araya gelip tekrar sahnelere dönmeleri bence bir hayal.Artık Grupmulanbu? diye birşey kalmadı,bitti.''
Yeni Single !!! ''Kendimi Yıkmaya Hakkım Var''
#Bir
gölge kaybolursa isyanımda Bir damla gözyaşı dökmek nedir ki? Aldanan haksız
aldatan haklı Biraz zaman geçmeli Ardına bakmadan yollara düşen
Kendimi yıkmaya hakkım var Zararı ödeyip yeniden küllenen Zakkum zehrini yudum
yudum içen Yalancı kalbimi unutmaya hakkım var
Ölüm iyidir
diye ölen var mıdır? Ne aşkla ne de aşksız yaşayamam diyen
Günleri terk edip geceye dost diyen Anlamsız hayatımı bitirmeye hakkım var...
Söz-Beste : Gökhan / Albüm
: Anapantites Kliseis
YENİ SİNGLE
!!! ''ANAPANTİTES KLİSEİS''
#Airno mes to vradi
Sto skotadi Ma kanena agapis simadi Ksanaperno st'oneiro mou Ma siopi
mono sto kinito mou Pios n'akousei Pi ton niazei An emena i kardia ksepagiazei
Airno filous pairno esena
Anapantites kliseis,
pantou ( X 4 )
Peftei i nyxta kai
fota i poli anavei Ti monaksia tis kanenas na min katalavei Niotho pos thelo apopse
Kommatia na enoso foni pouthena Kai moni aisthanomai toso
Söz-Beste : Nikos Stefandou /
Albüm: Anapantites Kliseis

|
#gokhan.info#
Gökhan YONJA.COM'da !!!
Eğer sizinde yonja hesabınız varsa Gökhan'ı
arkadaş listenize ekleyebilirsiniz.
1 ocak 2007'de kurulan Gökhan Fan sayfasını
görüntelemek için
Yapmanız gereken tek şey sayfadaki ''katıl'' butonuna
basmak.
Her ekleme talebinin en kısa zamanda kabul edileceğinden
emin olabilirsiniz.
Gökhan FACEBOOK.COM' da !!!
Gökhan YOUTUBE.COM'da !!!
Strawberry &
Banana Madness In Crete 2006 kutlamalarında Treno ve Shake it isimli şarkıları seslendiren Gökhan'ın
canlı demo kaydını youtube'de dinlemek için aşağıdaki linke tıklayınız !!!
Anapantites Kliseis Video
Intro'yu izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız !!!
 |
 |
|
|
Karaoke Album No.1 : TRENO
[Private Greece Edition]
*Kanoume Oneira
*Methismeni Politia
* Logia Kai Siopes
* Autos Pou Perimeno
* Ante Gia
* Lipothe Pretorianec
* Taseis Autokitonias
* To Koritsaki Sou
* Treno
* Me Mia Signomi
* Ta Mavra Mathia Sou
* Anaveis Foteis
* Ligo Ligo Tha Me Sinithiseis
* Pos Allezei O Kairos
* Ola Giro Sou Girizoun
|
|
 |
 |
 |
 |
Yepyeni bir
karaoke albüm daha geliyor !!!
# TRENO (Tren)
isimli karaoke albümünü takiben yayınlayacağı yeni karaoke albümünün çalışmalarını sürdüren
Gökhan, yeni albümü hakkında geçtiğimiz günlerde ipuçları vermişti.İkinci kez yayınlayacağı
Yunanca karaoke albümünün Retro tarzında bir proje olacağını söylemişti.Bir önceki
albümüyle ortaya çıkardığı asi çocuk imajını da elden bırakmayacağa benziyor.İkinci
albümün ismi ''ANAPANTİTES KLİSEİS (Cevapsız Aramalar) '' olarak belirlendi.Albüm kaydı tamamlandığında
yine MySpace sayfalarında Gökhan'ı dinleyebileceğiz.
|
|
 |
 |
Gökhan'dan
demeçler !!!
Şu ana kadar yaptığım
her şeyi bilerek ve isteyerek uyguladığım için pişmanlık duymam söz konusu olamaz. Elbette her
zaman mantıklı işler yapamayabiliyorum. Kendimle çeliştiğim zamanlar da olmuyor değil. Zayıf
yönlerimin üzerine gitmekten asla korkmuyorum. Zaten bu da bana ihtiyacım olan güveni veriyor. Bazı konularda düş
kırıklığı yaşamış yaşadım, evet. En büyük hatam ‘Hayatımdaki
her şeyin dört dörtlük olacağı’na inanmam olmuştu. Kesinlikle böyle bir şey yok. İniş
ve çıkışlar yaşamak artık beni korkutmuyor. Ayrıca kimsenin kurallarıyla oynamıyor,
elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bazıları çılgın olduğumu düşünüyordur
elbette. Ama bu insanların gerçek kişiliğimle tanışmaları çok da uzun sürmüyor. Bir zaman sonra
roller değiştiriliyor, kartlar duruma göre belirleniyor. Ben sadece hayatımı yaşamaya bakıyorum.
2007 yılı benim için her açıdan unutamayacağım
bir yıl olacağa benziyor.Kendime meydan okuduğum bir yıldı diyebilirim.
Bence insanın kendisiyle övünmesi son derece güzeldir, insanı
rahatlatır. Hele gerçeklere dayanıyorsa, verdiği gurur duygusuyla insanı huzurlu kılar. Ama uydurma,
gerçekdışı, hayal ürünü unsurları gerçekmiş gibi göstererek övünme, o insanın ciddiye alınmaması
gibi acı sonuçlar doğurabilir.
MySpace ve Yonja gibi
sitelerin sistemleri oldukça güzel fakat yasal olmayan download konusu da epey karmaşık görünüyor.Herkes telifini
almalı,parasını kazanmalı bu doğrultuda da CD fiyatları adil olmalı.İnternet sayesinde
müzik eleştirmenlerinin de ikinci plana itildiğini düşünüyorum.Çünkü bir çok kişi albümlerini önce MySpace'e
yada Last FM'e yüklüyor.Sonuçta bu albümleri ilk dinleyenler gerçek müzik dinleyicisi yani halk oluyor.Mayıs 2005'te
kaydettiğim ilk karaoke albümüm ''Una Verdad Monotonia'' da MySpace sayesinde tanınma fırsatı buldu diyebilirim.Çünkü
bu tip sisteme sahip internet sitelerinde milyonlarca kişiye ulaşmanız mümkün.Bu karaoke albümümdeki ''Falsas
Esperanzas'' isimli parça özellikle Brezilya,Meksika,Arjantin,İspanya gibi Latin ülkelerinde oldukça beğenilmiş.Saydığım
bu ülkelerdeki MySpace kullanıcılarından İspanyolca telaffuzumun ve şarkılardaki vurgularımın
muhteşem olduğuna dair bir çok mail aldım.Yine aynı albümdeki ''Underappreciated'' isimli parça ise İngiltere
ve İrlanda'da oldukça beğenilmiş.Bence bu kesinlikle söylediğiniz şarkıların hangi dilde
yazıldığı ile ilgili bir durum.
Soğuk nevale ve kibirli sıfatlarına maruz kalsam da yakın
çevremdekilerin böyle düşünmediğinden adım gibi eminim. Böyle söyleyenler kesinlikle beni tanımayan ve
benimle arası bozuk olan insanlardır. Arkadaşlarımla ve yakın çevremdeki insanlarla aramda çok güçlü
bağlar var. Onlara neyi nasıl yaşadığımı, neleri sevip nelerden nefret ettiğimi, neyin
hakkında hangi düşüncelere sahip olduğumu tüm samimiyetimle anlatmaktan kaçınmam. Tanımadığım
insanlara da şirin görünmem mümkün değil. Dürüst ve açık sözlü biriyim. Duygularımı saklamıyor,
onları bir elbise gibi giyerek karşı tarafa gösterebiliyorum. Kimi zaman bu yüzden zarar görüyorum. Hedefim
insancıl duygular yönünden olabildiğimin en iyisi olmak. Benim için saygı, sevgi ve merhamet önemlidir. Sanırım
benimle aynı fikirde olmayan çok kişi var.
Şu anda hayatın
bana yüklediği sorumluluklarla uğraşıyorum. Sanki omuzlarım bastırılmış duygularımın
ve beklentilerimin altında eziliyor. Sorunlarla uğraşmak hiç de kolay değil. Gün içinde kendimi mutsuz
hissetmeme yol açabilecek bir şeyler karşıma çıkıyor mutlaka. Hayatımda çok kötü bir şey
yok ama beni çok mutlu edebilecek bir şey de yok. Durum böyle olunca kadere lanet yağdırmak istiyorum. Ama
şunun da farkındayım ki kendimi iyi hissettiğimde ve iç barışımı sağlayabildiğim
zamanlarda çevremdeki her şeye iyimser yönden bakabiliyorum. Kısacası bu aralar değişken duyguların
esiriyim. Bir gün pes edip dibe vurmaktan korkuyorum.
Bir erkeğin tüm kıskançlığını yenerek, başka
bir erkeğe destek olup yardım etmesi çok güzel. Dünyanın buna ihtiyacı var.
Bence EMO müzik Kavramı punkçı ve hardcorecu arkadaşların
nefret kusup, politika ve toplumdan bahsetmekten sıkılınca, daha ince bir sesle daha duygusal konulara dokunmalari
ile (muzik aynı kalırken) ortaya çıkan sahte bir tür. Ya da diğer bir deyişle; Zaman zaman sırf
akustik gitarla bile soylenebilen (dashboard confessionals) yada bilinen distortion gitarlar, azgın ritimler ve iç gıcıklayan
vokallerle söylenen masalsı bir müzik türü.
Değişimin zamanı
yoktur. Üzerinde yaşadığımız Dünya bile değişirken insanların hep aynı kalmasını
beklemek bir hata olur. Ben de hayatım boyunca ‘Sevimli Çocuk Gökhan’ olarak kalamazdım herhalde. Ardınızda
bıraktığınız zaman ya sizi mutluluktan göklere uçuruyor ya da sizi umutsuzluğa terk ediyor.
Olgunlaştığınızı fark edip hayatla mücadele etmeniz gerektiğini anlıyorsunuz. Eskiye
oranla biraz daha serbest, biraz daha agresif bir düşünce tarzını benimsemiş olmam geçmişteki düşüncelerimi
yok ettiğim anlamına gelmez.
İçime kapanıp,
durgunlaşmışsam ve bakışlarım donuklaşmışsa aşık olmuşum demektir.
Şu ana kadar çok kez aşık olduğumu sandım ama içlerinden birisi canımı hala acıtıyor.
O kişi aklıma geldiğinde boğazım düğümleniyor. Platonik aşık olacağına öl
daha iyi. Maalesef unutamadığım bu kişi de platonik bir aşktı. Benim tanımıyordu bile
veya bilerek soğuk davranıyordu. Bunu bilmek beni çökertmişti, en alt noktadaydım. Kendimi kaybetmiştim,
hiç kimseye güvenim kalmamıştı. O dönem de çok ciddi bir travma geçirdim diyebilirim. Hiç bir zaman ona aşık
olduğumu bilemedi, belki de bilmeyecek. Beni üzen tek şey budur. Şimdi o kişiye beni bir savaşçı
yaptığı için teşekkür etmek istiyorum. Beni daha dirençli hale getirdi. Yaşadığım
aşk acısı sayesinde çok şey öğrendim ve gerçeği görmem daha kolay oldu : ‘Kadere karşı
gelinemez’…Beni seveni de ben sevemedim ne yazık ki. Aşktan yana şanslı değilim.Bu yüzden
aşk-meşk işlerine bir süre ara vermek zorundayım.Acımı içimde yaşamasını da bilirim
yeri geldiğinde haykırmasını da.
Seksi olmayı başarabilen
insanlar cinsel çekiciliklerini kullanarak toplumun raydan çıkmasına sebep olduğu için eleştiriliyor.
Seksi olmayan, mütevazı insanlarda seksi olamadıkları için eleştiriliyor. Bir insan seksiyse ahlaksız,
seksi değilse işe yaramaz oluyor. TV’lerde ve günlük hayatta seksi kadın figürleri görmeye alışkınız
zaten. Şimdi erkekler bile kategorize edilmeye başlandı. Örneğin; sinema filmlerinde cinsel ögeleri ön
plana çıkartılmış, seksi görünen erkek karakterler yaratılarak hâsılat elde edilmeye çalışılıyor.
Sıradan bir kişinin ilgi çekmeyeceği düşünülüyor. Toplumu raydan çıkaran gerçekten seksi olan insanlar
değil, medya dediğimiz o büyük güç.
İnsanların saygısını kazanmanın çok zor olduğu
bir dönemde yaşıyoruz. Fikirlerime önem vermeyen, kişiliğime saygı duymayan ama bana dost gibi görünerek
çıkar elde etmeye çalışan insanları etrafımdan silmek zamanımı aldı.
Aileme ve dostlarıma bağlıyım. Ama kimse için karakterimden
ve hayallerimden ödün verecek değilim. Yaratıcı olmak, başarılı olmak uğruna çabalarken
bana engel olmaya çalışan insanlarla bir arada yaşayamam. Sabit fikirli insanlardan ve anlamsız kurallara
anlamlar yükleyerek hayatını bu yönde şekillendirenlerden hoşlanmıyorum.
Stresli olduğumda
masa tenisi oynayarak veya alışveriş yaparak üzerimdeki negatif enerjiyi atmaya çalışırım.
Bunlar benim için sanki terapi gibi. Çünkü masa tenisi oynarken kendimden geçiyorum. Görmeden inanmazsınız. Alış
veriş yaparken de kendimi eline dondurma tutuşturulan küçük bir çocuk kadar mutlu hissediyorum.
ÇAĞDAŞ KORE EDEBİYATI GÜNÜ İSTANBUL'DA
KUTLANDI
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kore Edebiyat Çeviri
Enstitüsü’nün (KOREA LITERATURE TRANSLATION INSTITUTE) birlikte düzenledikleri Koreli ve Türk yazarların tanışma
toplantısı 28 Ekim 2007 tarihinde, İstanbul’da Kalyon Otel’de yapıldı. Toplantı, Uzak Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilimdalı
2. Sınıf öğrencisi Gökhan Başoğlu'nun Korece açılış konuşmasıyla
başladı. Gökhan,iki saat süren Korece konuşmasında Kore ve Türk edebiyatlarının birçok
ortak özelliklere sahip olduğunu, iki ülke yazarlarının tanışmalarıyla her iki ülke edebiyatının
da olumlu katkılar elde edeceğini belirterek, çevirmen konusundaki problemin aşılmasıyla söz konusu
yakınlaşmanın daha önemli boyutlara ulaşacağını belirtti.
Gökhan'dan sonra konuşan Kore Edebiyat Çeviri Enstitüsü Müdürü,
eleştirmen Yoon Ji KWAN ise, Türkiye’de konuk olarak bulunan yazar YI Mun-Yol, Gong Sunok ve KIM Yougn-Ha’yı
tanıştırarak, YI Mun-Yol ile KIM Young-Ha’nın romanlarının Türk okurlarına sunulmasından
duyduğu sevinci dile getirdi ve bundan sonra Gong Sunok başta olmak üzere diğer Koreli yazarların eserlerinin
de Türkçe’ye kazandırılmasından memnuniyet duyacağını belirtti. Türkçe’den Korece’ye,
Korece’den Türkçe’ye Nan A LEE’den başka çeviri yapamayan birinin olmayışından üzüntü
duyduğunu, çevirmen problemin aşılması için Kore Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gören öğrencilere
gereken tüm desteği sağlayacaklarını söyledi.
Konuk yazar YI Mun-Yol, Gong Sunok ve KIM Young-Ha’nın Türk
edebiyatına ve Türkiye’ye ilişkin bilgi ve gözlemlerini anlatmalarının ardından, Kore’den
yeni dönmüş bulunan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal de izlenimlerini aktararak,
Kore’de Türk edebiyatına yoğun bir ilginin bulunduğunu, diğer konuşmacıların dile
getirdikleri çevirmen probleminin aşılması ve iki ülke edebiyatları arasındaki yakınlaşmanın
sağlanması gerektiğini belirtti.
|