Make your own free website on Tripod.com

# xposed # The Ultimate Online Fan Community Of Gökhan !!!

tv-02-june.gif

# MESAJ KUTUSU #

isim:
e-mail adresi:
mesaj:
  

*Yukarıdaki iletişim kutusundan yollayacağınız mesajlar
direkt olarak Gökhan'a ulaşmamaktadır.Lütfen bu durumu göz önünde bulundurarak mesaj atınız.Ayrıca güvenlik amacıyla sitemize giriş yapan tüm kullanıcıların IP adresi kaydedilmektedir.Uygunsuz mesaj atanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.İlginize teşekkür ederiz...


# Son Haberler #

Japon modası tam gaz !!!

# Gökhan son günlerde Japon rüzgarları estirmeye başladı.Japon alışveriş kataloglarına göz atarak kendine yeni bir tarz oluşturmaya çalışan Gökhan,özellikle Tokyo  gençlerinin giyim ve yaşam tarzından etkilendiğini sıkça vurguluyor.

Artık Grupmulanbu? diye bir şey kalmadı !!!
 
# İlk kuruldukları dönemden beri büyük beğeni toplayan Bartınlı gençlerin kurduğu Grupmulanbu? isimli müzik grubunun son dönemlerde yıldızının söndüğünü iddia eden Gökhan şu sözleri sarf etti ; ''Grup önceden çok ama çok başarılıydı.Selman'ın sesi inanılmaz güçlü.Herbiri kendi alanında çok yetenekli.Gerçekten takdire değer derecede gece gündüz çalışıyorlardı.Sanırım bu başarıyı sürdürmek grup üyelerine zor geldi.Zaten şimdilerde grup dağıldı diyebiliriz.Herkes eğitim nedeniyle birbirinden ayrıldı.Bir araya gelip tekrar sahnelere dönmeleri bence bir hayal.Artık Grupmulanbu? diye birşey kalmadı,bitti.''
 
Yeni Single !!! ''Kendimi Yıkmaya Hakkım Var''
 
#Bir gölge kaybolursa isyanımda
   Bir damla gözyaşı dökmek nedir ki?
   Aldanan haksız aldatan haklı
   Biraz zaman geçmeli
   Ardına bakmadan yollara düşen
   Kendimi yıkmaya hakkım var
   Zararı ödeyip yeniden küllenen
   Zakkum zehrini yudum yudum içen
   Yalancı kalbimi unutmaya hakkım var
   Ölüm iyidir diye ölen var mıdır?
   Ne aşkla ne de aşksız yaşayamam diyen
   Günleri terk edip geceye dost diyen
   Anlamsız hayatımı bitirmeye hakkım var...
 
Söz-Beste : Gökhan / Albüm : Anapantites Kliseis
 
 
YENİ SİNGLE !!!  ''ANAPANTİTES KLİSEİS''
 
#Airno mes to vradi 
   Sto skotadi 
   Ma kanena agapis simadi
   Ksanaperno st'oneiro mou
   Ma siopi mono sto kinito mou
   Pios n'akousei
   Pi ton niazei
   An emena i kardia ksepagiazei
   Airno filous pairno esena
   Anapantites kliseis, pantou ( X 4 )
   Peftei i nyxta kai fota i poli anavei
   Ti monaksia tis kanenas na min katalavei
   Niotho pos thelo apopse
   Kommatia na enoso foni pouthena
   Kai moni aisthanomai toso
 
Söz-Beste : Nikos Stefandou / Albüm: Anapantites Kliseis
 
 

#gokhan.info#

 
Gökhan YONJA.COM'da !!!
 
Eğer sizinde yonja hesabınız varsa Gökhan'ı arkadaş listenize ekleyebilirsiniz.
1 ocak 2007'de kurulan Gökhan Fan sayfasını görüntelemek için 
 http://www.yonja.com/xposed   adresine tıklayınız !!!
Yapmanız gereken tek şey sayfadaki ''katıl'' butonuna basmak.
Her ekleme talebinin en kısa zamanda kabul edileceğinden emin olabilirsiniz.
 
Gökhan FACEBOOK.COM' da !!!
 
 ''okinawacyclone@mynet.com''  adresini kullanarak Gökhan'ın FaceBook profiline ulaşabilirsiniz.
 
 
Gökhan YOUTUBE.COM'da !!!
 
Strawberry & Banana Madness In Crete 2006 kutlamalarında Treno ve Shake it isimli şarkıları seslendiren Gökhan'ın canlı demo kaydını youtube'de dinlemek için aşağıdaki linke tıklayınız !!!
 
 
Anapantites Kliseis Video Intro'yu izlemek için aşağıdaki linke tıklayınız !!!
 

GÖKHAN | TRENO
Karaoke Album No.1 : TRENO
 
[Private Greece Edition]
 
*Kanoume Oneira
*Methismeni Politia
* Logia Kai Siopes
* Autos Pou Perimeno
* Ante Gia
* Lipothe Pretorianec
* Taseis Autokitonias
* To Koritsaki Sou
* Treno
* Me Mia Signomi
* Ta Mavra Mathia Sou
* Anaveis Foteis
* Ligo Ligo Tha Me Sinithiseis
* Pos Allezei O Kairos
* Ola Giro Sou Girizoun

Anapantites Kliseis
 
Yepyeni bir karaoke albüm daha geliyor !!!
 
# TRENO (Tren)  isimli karaoke albümünü takiben yayınlayacağı yeni karaoke albümünün çalışmalarını sürdüren Gökhan, yeni albümü hakkında geçtiğimiz günlerde ipuçları vermişti.İkinci kez yayınlayacağı Yunanca karaoke albümünün Retro  tarzında bir proje olacağını söylemişti.Bir önceki albümüyle ortaya çıkardığı asi çocuk imajını da elden bırakmayacağa benziyor.İkinci albümün ismi ''ANAPANTİTES KLİSEİS (Cevapsız Aramalar) '' olarak belirlendi.Albüm kaydı tamamlandığında yine MySpace sayfalarında Gökhan'ı dinleyebileceğiz.

 
Gökhan'dan demeçler !!!
 
Şu ana kadar yaptığım her şeyi bilerek ve isteyerek uyguladığım için pişmanlık duymam söz konusu olamaz. Elbette her zaman mantıklı işler yapamayabiliyorum. Kendimle çeliştiğim zamanlar da olmuyor değil. Zayıf yönlerimin üzerine gitmekten asla korkmuyorum. Zaten bu da bana ihtiyacım olan güveni veriyor. Bazı konularda düş kırıklığı yaşamış yaşadım, evet. En büyük hatam  ‘Hayatımdaki her şeyin dört dörtlük olacağı’na inanmam olmuştu. Kesinlikle böyle bir şey yok. İniş ve çıkışlar yaşamak artık beni korkutmuyor. Ayrıca kimsenin kurallarıyla oynamıyor, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bazıları çılgın olduğumu düşünüyordur elbette. Ama bu insanların gerçek kişiliğimle tanışmaları çok da uzun sürmüyor. Bir zaman sonra roller değiştiriliyor, kartlar duruma göre belirleniyor. Ben sadece hayatımı yaşamaya bakıyorum.
 
2007 yılı benim için her açıdan unutamayacağım bir yıl olacağa benziyor.Kendime meydan okuduğum bir yıldı diyebilirim.
 
Bence insanın kendisiyle övünmesi son derece güzeldir, insanı rahatlatır. Hele gerçeklere dayanıyorsa, verdiği gurur duygusuyla insanı huzurlu kılar. Ama uydurma, gerçekdışı, hayal ürünü unsurları gerçekmiş gibi göstererek övünme, o insanın ciddiye alınmaması gibi acı sonuçlar doğurabilir.
 
MySpace ve Yonja gibi sitelerin sistemleri oldukça güzel fakat yasal olmayan download konusu da epey karmaşık görünüyor.Herkes telifini almalı,parasını kazanmalı bu doğrultuda da CD fiyatları adil olmalı.İnternet sayesinde müzik eleştirmenlerinin de ikinci plana itildiğini düşünüyorum.Çünkü bir çok kişi albümlerini önce MySpace'e yada Last FM'e yüklüyor.Sonuçta bu albümleri ilk dinleyenler gerçek müzik dinleyicisi yani halk oluyor.Mayıs 2005'te kaydettiğim ilk karaoke albümüm ''Una Verdad Monotonia'' da MySpace sayesinde tanınma fırsatı buldu diyebilirim.Çünkü bu tip sisteme sahip internet sitelerinde milyonlarca kişiye ulaşmanız mümkün.Bu karaoke albümümdeki ''Falsas Esperanzas''  isimli parça özellikle Brezilya,Meksika,Arjantin,İspanya gibi Latin ülkelerinde oldukça beğenilmiş.Saydığım bu ülkelerdeki MySpace kullanıcılarından İspanyolca telaffuzumun ve şarkılardaki vurgularımın muhteşem olduğuna dair bir çok mail aldım.Yine aynı albümdeki ''Underappreciated'' isimli parça ise İngiltere ve İrlanda'da oldukça beğenilmiş.Bence bu kesinlikle söylediğiniz şarkıların hangi dilde yazıldığı ile ilgili bir durum.

Soğuk nevale ve kibirli sıfatlarına maruz kalsam da yakın çevremdekilerin böyle düşünmediğinden adım gibi eminim. Böyle söyleyenler kesinlikle beni tanımayan ve benimle arası bozuk olan insanlardır. Arkadaşlarımla ve yakın çevremdeki insanlarla aramda çok güçlü bağlar var. Onlara neyi nasıl yaşadığımı, neleri sevip nelerden nefret ettiğimi, neyin hakkında hangi düşüncelere sahip olduğumu tüm samimiyetimle anlatmaktan kaçınmam. Tanımadığım insanlara da şirin görünmem mümkün değil. Dürüst ve açık sözlü biriyim. Duygularımı saklamıyor, onları bir elbise gibi giyerek karşı tarafa gösterebiliyorum. Kimi zaman bu yüzden zarar görüyorum. Hedefim insancıl duygular yönünden olabildiğimin en iyisi olmak. Benim için saygı, sevgi ve merhamet önemlidir. Sanırım benimle aynı fikirde olmayan çok kişi var.
 
Şu anda hayatın bana yüklediği sorumluluklarla uğraşıyorum. Sanki omuzlarım bastırılmış duygularımın ve beklentilerimin altında eziliyor. Sorunlarla uğraşmak hiç de kolay değil. Gün içinde kendimi mutsuz hissetmeme yol açabilecek bir şeyler karşıma çıkıyor mutlaka. Hayatımda çok kötü bir şey yok ama beni çok mutlu edebilecek bir şey de yok. Durum böyle olunca kadere lanet yağdırmak istiyorum. Ama şunun da farkındayım ki kendimi iyi hissettiğimde ve iç barışımı sağlayabildiğim zamanlarda çevremdeki her şeye iyimser yönden bakabiliyorum. Kısacası bu aralar değişken duyguların esiriyim. Bir gün pes edip dibe vurmaktan korkuyorum.

Bir erkeğin tüm kıskançlığını yenerek, başka bir erkeğe destek olup yardım etmesi çok güzel. Dünyanın buna ihtiyacı var.
 
Bence EMO müzik Kavramı  punkçı ve hardcorecu arkadaşların nefret kusup, politika ve toplumdan bahsetmekten sıkılınca, daha ince bir sesle daha duygusal konulara dokunmalari ile (muzik aynı kalırken) ortaya çıkan sahte bir tür. Ya da diğer bir deyişle; Zaman zaman sırf akustik gitarla bile soylenebilen (dashboard confessionals) yada bilinen distortion gitarlar, azgın ritimler ve iç gıcıklayan vokallerle söylenen masalsı bir müzik türü.
 
Değişimin zamanı yoktur. Üzerinde yaşadığımız Dünya bile değişirken insanların hep aynı kalmasını beklemek bir hata olur. Ben de hayatım boyunca ‘Sevimli Çocuk Gökhan’ olarak kalamazdım herhalde. Ardınızda bıraktığınız zaman ya sizi mutluluktan göklere uçuruyor ya da sizi umutsuzluğa terk ediyor. Olgunlaştığınızı fark edip hayatla mücadele etmeniz gerektiğini anlıyorsunuz. Eskiye oranla biraz daha serbest, biraz daha agresif bir düşünce tarzını benimsemiş olmam geçmişteki düşüncelerimi yok ettiğim anlamına gelmez.
 
İçime kapanıp, durgunlaşmışsam ve bakışlarım donuklaşmışsa aşık olmuşum demektir. Şu ana kadar çok kez aşık olduğumu sandım ama içlerinden birisi canımı hala acıtıyor. O kişi aklıma geldiğinde boğazım düğümleniyor. Platonik aşık olacağına öl daha iyi. Maalesef unutamadığım bu kişi de platonik bir aşktı. Benim tanımıyordu bile veya bilerek soğuk davranıyordu. Bunu bilmek beni çökertmişti, en alt noktadaydım. Kendimi kaybetmiştim, hiç kimseye güvenim kalmamıştı. O dönem de çok ciddi bir travma geçirdim diyebilirim. Hiç bir zaman ona aşık olduğumu bilemedi, belki de bilmeyecek. Beni üzen tek şey budur. Şimdi o kişiye beni bir savaşçı yaptığı için teşekkür etmek istiyorum. Beni daha dirençli hale getirdi. Yaşadığım aşk acısı sayesinde çok şey öğrendim ve gerçeği görmem daha kolay oldu : ‘Kadere karşı gelinemez’…Beni seveni de ben sevemedim ne yazık ki. Aşktan yana şanslı değilim.Bu yüzden aşk-meşk işlerine bir süre ara vermek zorundayım.Acımı içimde yaşamasını da bilirim yeri geldiğinde haykırmasını da.
 
Seksi olmayı başarabilen insanlar cinsel çekiciliklerini kullanarak toplumun raydan çıkmasına sebep olduğu için eleştiriliyor. Seksi olmayan, mütevazı insanlarda seksi olamadıkları için eleştiriliyor. Bir insan seksiyse ahlaksız, seksi değilse işe yaramaz oluyor. TV’lerde ve günlük hayatta seksi kadın figürleri görmeye alışkınız zaten. Şimdi erkekler bile kategorize edilmeye başlandı. Örneğin; sinema filmlerinde cinsel ögeleri ön plana çıkartılmış, seksi görünen erkek karakterler yaratılarak hâsılat elde edilmeye çalışılıyor. Sıradan bir kişinin ilgi çekmeyeceği düşünülüyor. Toplumu raydan çıkaran gerçekten seksi olan insanlar değil, medya dediğimiz o büyük güç.

İnsanların saygısını kazanmanın çok zor olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Fikirlerime önem vermeyen, kişiliğime saygı duymayan ama bana dost gibi görünerek çıkar elde etmeye çalışan insanları etrafımdan silmek zamanımı aldı.

Aileme ve dostlarıma bağlıyım. Ama kimse için karakterimden ve hayallerimden ödün verecek değilim. Yaratıcı olmak, başarılı olmak uğruna çabalarken bana engel olmaya çalışan insanlarla bir arada yaşayamam. Sabit fikirli insanlardan ve anlamsız kurallara anlamlar yükleyerek hayatını bu yönde şekillendirenlerden hoşlanmıyorum. 
 
Stresli olduğumda masa tenisi oynayarak veya alışveriş yaparak üzerimdeki negatif enerjiyi atmaya çalışırım. Bunlar benim için sanki terapi gibi. Çünkü masa tenisi oynarken kendimden geçiyorum. Görmeden inanmazsınız. Alış veriş yaparken de kendimi eline dondurma tutuşturulan küçük bir çocuk kadar mutlu hissediyorum.

gokhan_xposed.jpg

ÇAĞDAŞ KORE EDEBİYATI GÜNÜ İSTANBUL'DA KUTLANDI
 
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kore Edebiyat Çeviri Enstitüsü’nün (KOREA LITERATURE TRANSLATION INSTITUTE) birlikte düzenledikleri Koreli ve Türk yazarların tanışma toplantısı 28 Ekim 2007 tarihinde, İstanbul’da Kalyon Otel’de yapıldı.

Toplantı, Uzak Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilimdalı 2. Sınıf öğrencisi Gökhan Başoğlu'nun Korece açılış konuşmasıyla başladı. Gökhan,iki saat süren Korece konuşmasında Kore ve Türk edebiyatlarının birçok ortak özelliklere sahip olduğunu, iki ülke yazarlarının tanışmalarıyla her iki ülke edebiyatının da olumlu katkılar elde edeceğini belirterek, çevirmen konusundaki problemin aşılmasıyla söz konusu yakınlaşmanın daha önemli boyutlara ulaşacağını belirtti.

Gökhan'dan sonra konuşan Kore Edebiyat Çeviri Enstitüsü Müdürü, eleştirmen Yoon Ji KWAN ise, Türkiye’de konuk olarak bulunan yazar YI Mun-Yol, Gong Sunok ve KIM Yougn-Ha’yı tanıştırarak, YI Mun-Yol ile KIM Young-Ha’nın romanlarının Türk okurlarına sunulmasından duyduğu sevinci dile getirdi ve bundan sonra Gong Sunok başta olmak üzere diğer Koreli yazarların eserlerinin de Türkçe’ye kazandırılmasından memnuniyet duyacağını belirtti. Türkçe’den Korece’ye, Korece’den Türkçe’ye Nan A LEE’den başka çeviri yapamayan birinin olmayışından üzüntü duyduğunu, çevirmen problemin aşılması için Kore Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gören öğrencilere gereken tüm desteği sağlayacaklarını söyledi.

Konuk yazar YI Mun-Yol, Gong Sunok ve KIM Young-Ha’nın Türk edebiyatına ve Türkiye’ye ilişkin bilgi ve gözlemlerini anlatmalarının ardından, Kore’den yeni dönmüş bulunan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Metin Celal de izlenimlerini aktararak, Kore’de Türk edebiyatına yoğun bir ilginin bulunduğunu, diğer konuşmacıların dile getirdikleri çevirmen probleminin aşılması ve iki ülke edebiyatları arasındaki yakınlaşmanın sağlanması gerektiğini belirtti.

Yi Mun-Yol & Gökhan